0%

Türkiye 5G İçin Neler Yapıyor?

Gönderen : woopodcast Yayınlanma:


Yeni teknolojilerin her zaman birbirleriyle bağlantılı olduğunu bilmelisiniz.
5G ve ötesi olan 6G teknolojisi, 7G teknolojisi, Nesnelerin İnterneti, Yapay Zeka, Sibernetik, BlockChain, Big Data, Siber Güvenlik Sistemleri, Cyborg olarak da isimlendirilen Çip konusu, Starlink projesi ve çok daha fazla teknoloji trendi, aslında bir bütünlükte çalışacaktır.
Her biri bütünün parçasıdır, birlikte dönüşür, böyle olmak zorundadır.
Bu yüzden teknolojiyi değerlendirirken de, tümdengelim, tümevarım, heptengitmeli ve analoji gibi mantık ve felsefedeki akıl yürütme yöntemleri çok kıymetlidir.
Yeni teknolojilere adapte olurken, esnek bakış açısı, açık görüşlü olmayı ve analitik düşünmeyi gerektiriyor. Özellikle de ülkelerin, toplumların yeni teknolojilere adaptasyonunda tüm bunlar önemli.

Dijital Dünya’da, ülkeler teknoloji trendlerini her zaman için takip etmelidir.
Dünya’da geride kalma ya da muhtaç duruma düşme gibi riskleri ortadan kaldıracak fırsatları kovalamalı ve stratejilerini belirlemelidir.
Teknoloji, küresel bir değişim geçirdiği için bu fırsatları elde etmek ve doğru stratejileri belirlemek için de, bir ülke olarak kendi kriterleriniz çerçevesinde tüm ülkelerle işbirliği içinde olmanızı gerektirir.
Bu şekilde, ülkeler kendi kapasitelerine ve hedeflerine göre nerden başlayacağına da karar verebilirler.

Yeni teknolojilere adapte olmak zorundayız, bu önemli.
Bunun kadar nereden ve nasıl başlayacağımız da çok önemli.

Teknoloji, Dünya’daki hızlı digital dönüşüm sürecinden dolayı, Devlet’in özel bir disiplinini gerektiriyor.

Ülkemizde bu işler nasıl disipline ediliyor?

Yeni teknolojilerin hayata geçmesinde temel olan 5G teknolojisine Türkiye nasıl hazırlanıyor?
5G için hangi şirketler, platformlar çalışıyor?
Türkiye’de 5G teknolojisi hangi sektörleri nasıl değiştirecek?

Türkiye’de, 5G ve ötesi 6G teknolojisi, 7G teknolojisi, ulusal ve uluslararası pazarlarda bulunacak şekilde, yerli milli ürün hizmet ve teknolojiler geliştirmesi için 5G ile ilgili tüm paydaşların bir araya gelmesiyle bir kurul oluşturuldu.
Bu kurulun adı “Yeni Nesil Mobil Haberleşme Teknolojileri Türkiye Forumu”. Kısaca “5GTR Forum” olarak isimlendiriliyor.

5GTR Forum paydaşları kimlerdir?

Türkiye’de 5G ile ilgili faaliyet gösteren tüm kamu kurum ve kuruluşları, üniversiteler ve şirketlerdir. Otomotiv ve enerji gibi dikey sektörlerden de temsilciler bu forum’un paydaşlarındandır.
71 Kamu Kurumu, İşletmeci, Üretici, Teknoloji Şirketi, STK ve Üniversiteler var.
Paydaşlardan bazılarını örnek olarak paylaşalım;
Turkcell, Samsung, Vodafone, HTK, RTÜK, TÜRKSAT, ULAK, ASELSAN, Huawei, ZTE, Türk Telekom, Tübitak, TSE, Telenity, ODTÜ, Vestel, Mercedes, Netaş, Ericson, Havelsan, Hacettepe Üniverstesi, Boğaziçi Üniversitesi, İstanbul Teknik Üniversitesi, Marmara Üniversites, İstanbul Üniversitesi, Kadir Has Üniversitesi, Koç Üniversitesi, BTK, Savunma Sanayi Müsteşarlığı…vs.

5GTR Forum’un organizasyon yapısı nasıldır?

Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığı ve Bilgi Teknolojileri İletişim Kurumu(BTK) öncülüğünde ilerliyor.
1. BTK; çalışmaların eş güdümlü yürütülmesi, koordinasyon ve sekretaryasını yapıyor.
2. Çalışma Grupları; Çok önemli görevleri var. Ulusal ve uluslararası pazarlarda, milli bir 5G haberleşme şebekesi oluşturulması için ürün ve hizmetler geliştirmeye çalışıyorlar.
Ayrıca, standardizasyon çalışmaları, fiziksel ağ yapısının kurulmasını ve hizmet uygulamaları gibi çalışmaları da üstleniyor.
3. Danışma Kurulu; Danışma kurulunda, faaliyet alanına göre kurumlar, otomotiv ve enerji gibi dikey sektörlerdeki şirketler ve finansal destek sağlayıcılar bulunuyor. Ülke stratejilerine uygun ilerleme için destek sağlıyorlar.
4. Akademik Kurul; Akademisyenler, çalışmalara akademik destek sağlıyor.

Kurul tarafından, 5G ve ileri çalışmalar için öncelikler, strateji ve yol haritalarını içeren bir Beyaz Kitap hazırlandı. Buna göre projeler üretilmesi hedefleniyor.

5GTR Forum, 5G hazırlıkları kapsamında neler yaptılar? Yapıyorlar?

Japonya, Güney Kore, İngiltere ve diğer farklı ülkelerle ortak çalışma grupları, toplantılar ve çalıştaylar yapıyorlar. Bu ülkelerdeki haberleşme, otomotiv, enerji, iletişim kurumları ve üniversitelerle çalıştaylar yapıyorlar. Bu çalışmalar 2016 yılından itibaren yapılıyor.

Türkiye’de 5G testleri yapılıyor mu?

Türkiye’de 5G ve ötesi teknolojilerin ARGE, ÜRGE ve testlerinin yapılabildiği açık bir test sahası bulunuyor. İsmi de, 5G Vadisi Açık Test Sahası.
5G Vadisi Açık Test Sahasını oluşturan paydaşlar;
Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumu(BTK), Ortadoğu Teknik Üniversitesi, Bilkent Üniversitesi, Hacettepe Üniversitesi ve elektronik haberleşme işletmecileri olan; Türk Telekomünikasyon A.Ş., Turkcell İletişim Hizmetleri A.Ş., Vodafone Telekomünikasyon A.Ş.‘dir.

5G Vadisinde neler bulunuyor? Kimler var?
Üniversite yerleşkeleri, ODTÜ Hacettepe ve Bilkent Teknopark’ları, BTK Merkezi ve tüm paydaşlar için açık test alanı laboratuvarı, Dikey Endüstri sektöründeki temsilciler var. Kimdir bunlar?
5G ile haberleşme teknolojilerinin en çok kullanılacağı sektörlere kısaca Dikey Endüstriler deniyor.
Bunlar; bilgi ve eğlence, sağlık, enerji, ulaşım ve tarım sektörleridir. Bu sektörlerin temsilcileri bu vadide bulunuyor.  Ayrıca, 100bine yakın üniversite öğrencisi, akademisyenler, araştırmacılar, doktora öğrencileri ve start-up’lar bulunuyor.

5G Vadisi; 5G ve ileri teknolojilerinde, çalışmalar yapan tüm tarafların çalışabileceği ARGE, ÜRGE ve testlerinin yapabileceği, milli ve yerli hizmet, ürün ve uygulama geliştirmeleri, projeler yürütebileceği bir açık test platformu olarak oluşturulmuştur.
Türkiye’de henüz 5G’ye geçiş olmadı ancak test çalışması yapılmaktadır.

Türkiye’de 5G Teknolojisinin öncelikli uygulanacağı sektörler nelerdir?

Türkiye de ilk etapta dikey sektörlerden başlayarak 5G’ye geçecek.

1.Otomotiv sektörü: Otonom arabalar (sürücüsüz araçlar) teknolojisi.
Bu sektördeki çalışmalar, “AUS Türkiye” (Akıllı Ulaşım Sistemleri) olarak isimlendiriliyor.
Trafikte bu sürücüsüz araçların dolaşması demek her şebekede on binlerce aracın anlık olarak veri toplaması aktarması ve alması demektir.
Otomotiv sektöründe; araçtan araca, araçtan altyapıya, araçtan ağa ve araçtan yayalara; kısacası araçların her şeyle haberleşmesinin mümkün olması gerekiyor.
Araçtan Her şeye Teknolojisi (V2X) ile;  yardımlı sürüş, otonom sürüş, uzaktan kontrollü sürüş, araç içi eğlendirici bilgilendirme teknolojileri gelecek.
AUS Türkiye aynı zamanda; trafik yönetim sistemleri, yolcu bilgi sistemleri, elektronik ücret sistemleri, araç içi güvenlik sistemleri ve daha birçok alt sistemi ifade ediyor.
Akıllı Ulaşım Sistemlerinin ihtiyaç duyacağı kapasite, hız ve gecikme sürelerinin şuan ki teknolojiyle sağlanması mümkün olmadığından, 5G’ye geçiş ile birlikte hızlı internet, hızlı haberleşme ve altyapıları kurulabilecek.
Türkiye’nin hedefi ise; orta vadede 15 bin kilometre akıllı yola ulaşmak.
Böylece ekonomi, iş günü, enerji tasarrufları sağlanacak.

2.Sağlık Sektörü
Örneğin; vücuda sensör yerleştirilerek metabolizmayı sürekli izleme teknolojisi gelecek.(kan akışı, tansiyon, şeker ölçme ve Akıllı İlaçlar ile vücudun gereği zamanında gereği kadar ilaç takviyesinin sağlanması gibi). Kısacası Vücutların İnterneti geliyor.
Robotik kollar yardımıyla hassas ameliyatları uzaktan yapabilme teknolojisi gelecek.
Uzaktan sağlık hizmetlerini yönetme teknolojisi gelecek.
Tüm bunlar için sağlık sektöründe kullanılan cihazların küçülmesi, güvenilir ve hassas çalışması, çok sayıda cihaz ve algılayıcının birbirine bağlanması, bu cihazlardan toplanan verilerin anlamlandırılması için gereken altyapı 5G ile sağlanacak.
Bu sistem 5G’nin sağladığı düşük gecikme gibi hızlı internet altyapısını gerektiriyor.

3.Enerji Sektörü
Örneğin; Akıllı santraller. Bunun için gereken geniş kapsama alanı ve güvenilirlik 5G ile sağlanacak.
Akıllı şebekelerin enerjiyi daha ekonomik ve verimli dağıtması sağlanacak.
Akıllı sayaçların ev, fabrika, üretim yerlerindeki enerji kaynaklarının ve kullanımı alışkanlıkları uzaktan yönetilerek daha ekonomik, daha verimli ve etkin kullanılması hedefleniyor.

4.Medya ve Eğlence Sektörü
Örneğin; bilgisayar oyunları gibi.
Sanal gerçeklik, artırılmış gerçeklik gibi uygulamalarla oyunlar ve eğitim araçları yeniden üretilecek.
Örneğin; farklı kullanıcılar ya da makineler tarafından farklı yerlerde, aynı anda video içerik üretme.
Yani sadece insanlar değil, makineler de video içerik üretecek.
Sosyal medya ya da diğer online platformlarda videoyu kendi kendine oluşturan ve kaydeden makineler olacak.
Çeviri ya da içeriğe farklı açılardan bakma gibi özelliklerin kazandırılması, yine geniş kapsama alanı, yüksek hızlı internet gerektiriyor.

5G, Türkiye’de ilk olarak bu sektörlerde uygulanmaya başlanacak.

Konunun en başında yeni teknolojileri birlikte düşünmek gerektiğinden bahsetmiştik.
Örneğin; 5G teknolojisini Cyborg denen Çipler, Starlink Uyduları ya da Big Data’yı hepsini birlikte düşünmek gerekir. Nasıl?
5G’ye; insanlar ve yeryüzündeki nesnelerin iletişimi için ihtiyaç var. Bunu artık anlıyoruz.
Çipler; vücuda yerleştirilen sensörlerdir. Bunların da sağlık sektöründeki kullanımından bahsettik.
Aynı zamanda insana çip takılması demek, artık sizin bir mekanik yani bir nesne olduğunuzu da söyleyebiliriz. Aynı makineler ya da robotlar gibi yani nesneler gibi vücudunuzdaki algılayıcılarla olumlu ya da olumsuz fark etmez, sizin iradeniz dışında müdahale edilebilir, başka bir cihaz ya da makine ile iletişim kurabilir duruma geçmiş oluyorsunuz.
5.sanayi devriminde artık insanlar değil, makineleri konuşacağız. Yani insansız teknolojiyi. Çünkü, insanlar da artık nesneleşmiş olacak.
Endüstri 5.0’da artık insan-makine iletişiminden bile söz edemeyiz. Makineden makineye haberleşme yani sadece Nesnelerin İnternetinden söz edebiliriz.
Burada Starlink Uydularının rolü nedir?  Yılsonuna kadar Dünya’nın etrafı uydularla çevrilecek.
Bu uydular sayesinde, Dünya’da yeryüzü ve yer altı dahil her noktaya erişim sağlanabilecek.
5G ile, insanlar dahil nesnelerin internetiyle elde edilen veri, o Big Data, global uzay istasyonuna aktarılacak ve global sistem tarafından hem bir network oluşturma hem de bir otokontrol mekanizması sağlamış oluyor.

Bu teknoloji zamanla güçlenecektir. Tüm sektörlerde kullanılacaktır. Aynı bilgisayarlar gibi.
Özel yaşam, sosyal yaşamdan, sağlık, güvenlik, finansa kadar uygulanabilir olacaktır.

5G ve aslında onun bir parçası olan Starlink ile birlikte tüm Dünya’nın yapısı kontrol edilebilir, müdahale edilebilir duruma gelmiş olacak. Siber Saldırılar ve beraberinde Siber Güvenlik Sistemleri de bunlara bağlı gelişmesi gerekecek.
Eğer bir ülke olarak siz kriterlerinizi ortaya koyarak, bu otokontrol birliğinde yer alamazsanız o zaman teknolojiye adapte olamamışsınız demektir.
Çünkü, teknolojiye adapte olmak demek, onun sadece nimetlerinden faydalanmak değil, kontrol de edebilmektir. Örneğin; televizyonun kumandasına dokunamıyorsanız, aslında o televizyona sahip değilsinizdir ve izlediğiniz kanalın her an başkası tarafından değiştirilme riski vardır.

Digital dönüşüme, teknolojiye adapte olmak, söz sahibi olmak için de, ortaya bir “değer” koymanız da şarttır. Bu “değeri” ortaya koymadan bu teknolojiye geçmek muhtaçlıktır. Kalıcı olamazsınız.
Değerli bir yöntem, ürün ya da hizmetler ortaya koyulması gereklidir.
Yani yerli ve milli ürün ya da hizmetinizi yaratmalısınız. Türkiye’de de bunların yapılmaya çalışıldığını görüyoruz.

Teknolojiye meydan okuyamazsınız ama kendi imzanızı atabilirseniz, kontrol panelini kullanabilirsiniz.
Dolayısıyla, motivasyonumuzu, üretimi desteklemeye verirsek, gelecekte şu andan daha güçlü kalıcı olacağımız kesin. Üretim…Evet bu bir klasik. Ancak, bu sefer farklı. Çünkü bu sefer her şeyi devletten bekleme çağı gerçekten, zoraki sona eriyor.
Digital dönüşüm,  koşulsuz şartsız hepimizin kişisel yaşamından tutup insanlığın bütününü etkileyecek kolektif bir dalga ile dünyayı değiştirecek.
Kişisel olarak da neler yapabileceğinizi düşünmek zorunda kalacağız ve bunu yaparken sadece kendi hayrımıza değil, bütüne fayda sağlayanlar öne çıkacak. Ülke olarak, toplum olarak, ortak çıkarlarımızı belirleyip, birlikte, senkronize, eşitlikçi, özgürlükçü hareket etmemiz gerekecek.

Bu arada, astrolojik olarak da Kova Çağı’na giriyoruz. Kova’nın yönetici gezegeni Uranüs; bilgi, teknoloji, sanallaşma, özgürlük, eşitlik, bireysellik, kolektif bilinç gibi kavramları nasıl köpürttüğüne de şahit olacağız.

Bunu çok basitçe anlatalım.

Bireylerin Devrimiyle Toplumsal Düzen Değişikliğine Hazır Mısınız?

Şu anda geri çekilerek hayatınıza uzaktan baktığınızda; teknolojinin bizi nasıl bireyselleştirdiğini göreceksiniz. Bilgisayarınız ya da telefonunuz yani kişisel telefonlarımız var. Burada kendi hakimiyetimiz var. Bireysel ve özgürüz, aynı zamanda kolektifle bağlantıdayız.
Sosyal medya sayfaları ya da gruplarda olmak ve buralarda etkinlikler yapmak gibi bir topluluğun parçası olma eğilimimiz de var.
Bu grup ve etkinliklerde bir etkileşimi olmayan orda kalıcı olamıyor. Yani bir aksiyon oluşturması, bir değer katması şart.
Bireyselliğe özlem duyarken bir bütünün parçası olmak bunun gibi.
Teknoloji geliştikçe içgüdüsel olarak da bir topluluğun parçası olma eğilimi artacak. Ortaya bir “değer” koyabilen öne çıkabilecek, kalıcı olacak. Bu değeri; sadece ürün ya da hizmetlerle değil, bireysel olarak bilgi ve deneyiminizle de üretebilirsiniz. Kişisel özelliklerinize göre değişir.
Peki, değer nasıl yaratılır?
Formül! Keyif aldığınız herhangi bir alan için düşünün. Hiçbir zaman çözüme değil, daima kullanıcı ihtiyaçlarına kulak verin. Kullanıcıya odaklanarak sorun:
1. Problem ne?
2. Çözüm ne? Çözüm çok çeşitli olabilir. Önemli olan kullanıcının çözüm modelini anlayabilmesidir.
3. Veriler ne?
4. Bu verileri nasıl anlamlı hale getirebilirim?
5. Sonuç: Değer
Ürettiniz bile. Oluşan “değer” o kullanıcı için ne kadar değerliyse o kadar kalıcı olursunuz.

Yeni teknolojiler; bireyler, ülkemiz ve Dünya için çok hassas bir fırsat olacaktır, umuyoruz ki kolektife faydalı olacaktır.


Yorumumu Yazıyorum

E-posta hesabınız yayımlanmayacak Gerekli alanlar * ile işaretlendi


Menü
Oynat Kapak Parça Başlığı
Yazarları Takip Et
EN TR